25 Ağustos 2009 Salı

portakal döndü

yaklaşık 10 aydır sahalardan uzak olan ruud van nistelrooy, dün akşamki real madrid - rosenborg maçının son 15 dk.lık bölümünde oyuna girerek yeşil sahalara tekrar adım atmış oldu. iyide oldu, ikinci büyük sakatlığının ardından da ilki gibi çıkarsa ruud daha çok gol atar.

'gönül'den oynamak


fenerbahçe taraftarının en çok sevdiği isimlerdendir gökhan gönül. hırslı futboluyla mest ettiği yetmediği gibi hem hücumda hem de savunmada harika işler çıkarmasıylada sadece fenerbahçe taraftarının değil diğer taraftarlarında alkışını alıyor başarılı sağ bek. dün akşamki maçtada adeta bu saydıklarımın özetini çıkardı. fenerbahçe kalesinde görülen o heyecan dolu diyarbakırspor akınında topu çizgiden çıkardı, sonrada gitti çok şık bir gol attı. atmasaydı o golü veya çıkarmasaydı çizgiden yine bir şey değişmeyecekti ama bu güzel başarımını göz ardı etmek olmazdı.fenerbahçe ilk 15 dk dışında iyi işler çıkardı, hatta ikinci yarı pozisyon vermedi rakibine ve üretken bir oyunla maçı almasını bildi. galatasaray için dün yazdıklarım fenerbahçe içinde geçerli. atılan çakmaklara, taşlara, çıkan olaylara değinmiyorum. kendine zarar veren insan topluluğu onlar. dün akşamdan önceki son diyarbakırspor deplasmanında da olaylar çıkmış fenerbahçeli taraftarlar tribünü terketmek zorunda kalmıştı. saçma sapan işler bunlar...

24 Ağustos 2009 Pazartesi

iskandinav aşkına

bir iskandinavya futbolu manzaralı fotoğraf daha, sahaya baksanıza oh mis; öyle büyük stadları her zaman sevmem. bu resim daha bir uzak endüstiriyel futbola, daha bir amatör ruh taşıyor gibi. ne bileyim güzel işte. sanırım beyazlar b36 tourshavn, hani zico'lu fener'in rakibi olan izlanda takımı.

forma rengi farketmez, cimbom affetmez misali


4 maçta 6 golü zor görmüştük bu hafta, ta ki cimbomu görene kadar. hazırlık maçlarında doğru dürüst gol atamayan aslanlar, resmi maçlarda ortalığı dağıtmaya devam ediyor. 4, 5, 6 gidiyor adamlar. tabi dişine göre rakip daha gelmedi diyebilirsiniz ama yani rakip kim olursa olsun gol için saldıracaksın ve cim bom hakkını veriyor bu işin. önde basan, istekli, paslı, yardımlaşarak oynayan ve bunu sonuca yansıtan 'total cimbom', tobol maçından dün akşama kadarki her maçta üstüne bir şeyler koymuş olarak çıktı karşımıza. bu böyle devam ederse avrupa liginde de güzel maçlar izleyebiliriz. 2000 ruhu muhabbeti artık bitmeli fakat şu bir gerçekki o zamanki galatasaray'la yarışabilecek tek takım bu elemanlar son 9-10 yıllık kadrolar içinde. elano'yu yavaş yavaş takıma alıştıran rijkard'a golle teşekürlerini sunan sambacı, oyun olarakta ısınmaya başladığının sinyallerini verdi. bu arada artık şu dikkatimi çekiyor. ben arda'nın veriminin düştüğünü zannetmiştim bir iki maç önce ama aslında durum diğer takım arkadaşlarının maç verimlerinin yükselmesiymiş. yani arda eskisi gibi sahada iyi işler çıkarıyor ama bu sefer tek başına değil, diğer arkadaşlarıda gayet kaliteli işler ortaya çıkarıyorlar. mustafa sarp'a da ayrıca değineyim; açıkçası zamanında alınan ragıp gibi, altan gibi harcanacağını düşünürken şimdi sahanın en canavar elemanlarından biri konumunda. harika işler çıkarıyor, fatih terim'in ellerinden öper kanımca.

galatasaray'la birlikte iyi işler çıkaran ezeli rakibi fenerbahçe bu akşam diyarbakırspor deplasmanına konuk olacak. malum son 6 hoca içinde(daum 2 kez sayıldı) ikisini diyarbakır'da kaybetti sarı lacivertliler. werner lorant ve mustafa denizli, diyarbakırspor deplasmanında alınan mağlubiyetler sonrasında görevlerini bırakmak durumunda kalmışlardı. zorlu maç saat 21.00'de, tabi ki lig tv'de.

bu arada barcelona'da kaldığı yerden devam ediyor. 2-1 ve 3-0 lık sonuçlarla atletic bilbao'yu saf dışı bırakan katalanlar, kral kupası'nın sahibi oldular. muchas gracias amigos!!

23 Ağustos 2009 Pazar

kızma birader


yazı küçük o yüzden buraya aktarıyorum:
yer vefa stadı. takımlar vefa-sakaryaspor. türkiye ikinci ligi birinci devre maçı. hakemin verdiği bir karara tepki gösteren genç bir taraftar birdenbire sahaya atlar. stad içinde süren inşaatın artığı kalaslardan birini kaptığı gibi hakeme saldırır. hakemde elindeki bayrağın sopasıyla mukabelede bulunmaya, saha doğrusu kendini korumaya çalışır. çevreden yetişenler hakemi ölmeden taraftarın elinden kurtarırlar. delikanlının sakaryaspor'u tuttuğu ve 14 yaşında olduğu öğrenilir de, hangi karara sinirlenip sahaya atladığı bir türlü öğrenilemez.

bucaspor 4 - 1 kocaelispor

bank asya 1. lig gollerle başladı. buca ilçe stadı'nda oynanan 1. lig açılış maçında ev sahibi bucaspor, sıkıntılı bir kadroyla gelen kocaelispor'u 4 golle devirdi. eski futbolcularına olan borçları yüzünden federasyonla sıkıntılar yaşayan ve federasyondan yeni transferlerinin(9 tane oyuncu) lisansını alamayan körfez ekibi 15 kişilik maç kadrosuyla buca'ya gitti. altyapıdan aldığı oyuncularla istekli bucaspor karşısında tutunamadılar ve fark gördüler.bucaspor için belki bu maça bakarak değerlendirme yapmak uygun olmaz ama kaliteli bir kadro kurdukları açık açık belli oluyor. maç içinde bucalı taraftarların birbirine girmesi dışında her şey güzeldi. iki taraftar gurubunun ilk yarının sonlarına doğru birbirine girmesi sırasında yaralananlarda oldu. saçmalıktan başka bir şey değil. umzrız son olur.

2.lig'de şampiyon olarak 1. lige yükselen buca, maçtan önce 2. lig şampiyonluk kupası'nı da aldı. 4 golle başlayan bankasya 1. lig'de bakalım bu sezon neler olacak?haydi hayırlısı...

22 Ağustos 2009 Cumartesi

los galacticos'ta ramazan!


yıllar yılı bitmeyen malzemedir haberciler için 'oruç muhabbetleri'. hocalara sorulur: "futbolcularınızın oruç tutması sizi rahatsız eder mi? ya da ali(ali dayı, ali baba, aliş!) oruç tutuyor, ne düşünüyorusunuz?"diye. medya geyiği olarak karşımızdadır bu durum yıllar yılı.
gelin görünki adam 300 milyon avro'ya yakın transfer yaptı, los galacticos'u yeniden kurduki takımın adı zaten olmuş real madrid; aha orada da tutuyorlar oruç. karim benzema, mahamodou diarra, lassana diarra oruç tutacaklarmış ramazan ayı boyunca. onlara kalmış bir şey bu tabi. zaten insanoğlu alışır o tempoyada kısa zamanda. bizim basında bu sene görmedim böyle bir haber ve ispanyolların beklenmedik çıkışı şaşırttı beni. zaten epi topu 2-3 tane adam; baktın verimi düşüyor çek yedek kulübesine, oda kararını kendisi verir. hani manevi bir şey yani ne bileyim bu kadar didiklenmesi ve haber edilmesi garibime gidiyor yoksa banane kim tutmuş, kim kaçırmış. ertuğrul sağlam, hakan şükür oruç moruç dinlemeden takır takır atıyorlardı gollerini yani. bilmem siz neler düşünüyorsunuz?

mevlut erdinG????

evet mevlut'un formasının arkasında yıllar yılı erding yazar. zaten doğrusuda odur. bu işin sırrı nedir? işte sizlerle paylaşıyorum: 1987 yılında doğan milli oyuncumuzun soyadı nüfus memuru tarafından yanlış yazılınca 'erdinç' yerine 'erding' diye kayıtlara geçmiş. hani böyle şeyler sadece bizde olmuyor ama işin içinde öyle yada böyle türkler oluyor gibi. verdiğim bu ufak bilgiyi kullanıp kullanmamak size kalmış, pek bir kullanım alanı olmasada bulursunuz bir şeyler sanki, maç izlerken hava atarsınız millete falan fıstık...

yıllar geçer giggs devam eder...

dünya kupası göremeyen efsanelerden olan birisi de ryan giggs'tir. yıllar geçsede yinede iş yapabilecek kalitede futbol oynamayı biliyor galli oyuncu. seneler içinde değişen sadece üstündeki formanın tasarımı oldu. tabi saçlarda kısa son yıllarda. hayranım bu adama!

21 Ağustos 2009 Cuma

guti- ramos =)

iskandinavya

soğuk falan ama seviyorum!

trt türkiye kupası!

tff, türkiye kupası 09/10 sezonu biçimini belirledi. beklentileri tam karşılayamasada ki bunda en önemli sorun hala grup maçları oynanması ve her takımın elemeye katılmayacak olmasıdır, yinede geçtiğimiz sezonlara oranla biraz iyileşme söz konusu. artık 54 takım değil tam 71 takım katılacak. yapılan ana değişiklik ise grup maçlarından önce 3 tane eleme turu yapılacak olması. 3 kademeli eleminasyon düzeni yani. peki nasıl işleyecek ve hangi takımlar katılacak? cevabını net olması açısından federasyonun sitesinden aktarıyorum:

türkiye kupası 1.kademe'de(1. ön eleme); 2008-2009 sezonunda tff 2.lig yükselme grubunda oynayan 10 takım, tff 2.lig klasman gruplarını ilk 2 sırada tamamlayan toplam 10 takım, tff 3.lig yükselme grubundaki 10 takım ve tff 3.lig klasman gruplarını lider tamamlayan 5 takımdan oluşan toplam 35 takım, bölgesel gruplar halinde tek maç eleminasyon sistemine göre maç yapacak. tur atlayan 17 takım ile bay çeken 1 takım, 2.kademeye yükselecek.

türkiye kupası 2.kademe'de; 2008-2009 sezonunda turkcell süper lig'i son 3 sırada tamamlayan takımlar, yine aynı sezon bank asya 1.ligi'nde oynayıp turkcell süper lig'e çıkamayan 15 takım ile 1.kademede tur atlayan 18 takımdan oluşan toplam 36 takım, bölgesel gruplar halinde tek maç eleminasyon sistemine göre maç yapacak. tur atlayan 18 takım, play-off turuna yükselecek.

türkiye kupası 3. kademede; 2008-2009 sezonunda turkcell süper lig'de 4-15 derecesi alan ve son kupa şampiyonu olan takımın hariç tutulduğu 11 takım, aynı sezon sonunda turkcell süper lig'e katılmaya hak kazanan 3 takım ile 2.kademede tur atlayan 18 takımdan oluşan toplam 32 takım, seri başı uygulaması olmadan tek maç eleminasyon sistemine göre maç yapacak. tur atlayan 16 takım, gruplara yükselecek. 2008-2009 sezonunda turkcell süper lig'de ilk 3 sırayı alan takımlarla, sezonu fortis türkiye kupası şampiyonu olarak tamamlayan takım seri başı olduklarından eleme turları oynamadan gruplara kalacak. eğer türkiye kupası şampiyonu, ligi de ilk 3 sırada tamamlamışsa, bir önceki sezon türkiye kupası'nda final oynayan diğer takım seri başı olacak. kupa finalisti de ligi ilk 3'te tamamlamışsa lig 4'üncüsü seri başı olmaya hak kazanacaktır.

süper lig ekiplerinin yine kollandığı bir kupa düzeni var karşımızda. 3. kademede anca katılıyor süper lig ekipleri ve onlarında hepsi değil. bu sezon beşiktaş, sivasspori trabzonspor ve fenerbahçe seri başı olacaklarından doğrudan gruplara katılacaklar. özetle kupa yine şu düzende; fenerbahçe'yi yenip tur atlayan pendikspor'u, galatasaray'ı eleyen erzurumspor'u değil, beşiktaş'ı yenmesine rağmen grupta ezilen inegölspor'u izleyeceğiz. halbuki birçok futbolseverin istediği 4-5 sezon öncesindeki kupa düzenini iyileştirerek ingiltere'deki düzen gibi yapılmasıydı. büyük takımlarında erkenden katıldığı ve eleme usulü yapılan düzen. hem renkli hemde şaşırtıcı sonuçların olduğu bir kupa olurdu böylelikle. şu an kupanın tek rengi fenerbahçe'nin hasreti. fener'de kupayı alırsa tadı tuzu kalmayacak kupanın.
bu arada trt bu sene hem maçları yayınlayacak hemde kupaya ismini verecek.takımların gelirleride %30 oranında artacak.

rafting zamanı


baros, benzema ve arkadaşlarının rafting hatırası(2007)

20 Ağustos 2009 Perşembe

çölde bir vaha gibi

"yapılacak transferleri kendisine bile söylemiyor." ertem şener'den haldun üstünel yorumu. (levadia maçı öncesi)

fc chelsea = basketbol ?



adidas'ın, chelsea adına ürettiği basketbol ayakkabısı. amerikalı taraftarları çekmek adına yapılmış ilginç bir hareket.

lyon ezdi, burnley şok etti!

burnley 1 - 0 manchester united

dk.19 blake


lyon 5 - 1 anderlecht
dk. 10 miralem pjanic 1-0
dk. 15 lisandro lopez 2-0
dk. 39 michel bastos 3-0
dk. 42 bafetimbi gomis 4-0
dk.58 matias suarez 4-1
dk.63 bafetimbi gomis 5-1

düşler sahnesi

dört takımla birden düşlerimizi gerçekleştirmek için; tek bir kupa için yola çıkacağız bu akşam. avrupa ligi 1. eleme turunda fenerbahçe, galatasaray, trabzonspor ve sivasspor ile ikinci maçlar için işimize yarayan bir sonuç arayacağız aynı zamanda. fenerbahçe ve galatasaray, trabzonspor ve sivasspor’a göre daha kolay rakiplerle oynayacak gibi gözüksede avrupa maçları şakaya gelmez.


100. kuruluş yılını kutlayan isviçre’nin fc sion takımı kadro kalitesi bakımından fenerbahçe’ye rakip olamayacak seviyede ki buda herkesçe aşikar. emilie mpenza dışında takımda türk futbolseverinin tanıdığı bir oyuncu bulunmuyor. zaten sion, rakibi fenerbahçe gibi bireysel yeteneklerinin ağırlığıyla değil, takım oyunuyla bir şeyler başarmaya çalışan bir ekip. takım karekterine bakıldığında gol attıkça hem hücumda hem de savunmada kolay pozisyon bulan ve veren bir takım. gol atınca hücumda istekli bir oyun ortaya koyuyorlar ve ileri çıkan orta saha’nın boşluğu da rakip için bir avantaj sağlıyor. ama bireysel yetenekleri üst düzeyde bir rakibe karşı bugün böyle oynayacaklarını pek zannetmiyorum. fenerbahçe’yle ilgili bir iki bir şey söylemek gerekirse; futbolcuların avrupa ligi’ne daum’dan daha çok inandığını sezdim açıkçası. Demeçlerinde de zaman zaman bu bağlamda şeyler söylüyorlar. ayrıca fenerbahçe gibi gücü ve potansiyeli üst düzeyde olan bir takımın bazı spor yazarlarının dediği gibi risk almadan oynaması gerektiği düşüncesine katılmıyorum. saldır ve farka koş fenerbahçe!

levadia ise liginde namağlup olan ve estonya’nın göz bebeği bir takım. fakat galatasaray’ın, oturmaya başlamış sisteminin bu takımı çözeceğine olan inancım tam. son 2 lig maçında 7 gol atmış aslanların levadia karşısında da gollü bir galibiyet alması işten bile değil. fakat zaman zaman bu tip güçsüz ekiplerle oynarken galatasaray’ın yaşadığı ‘maça yoğunlaşamama sorunu’ ortaya çıkarsa ancak o zaman rakibin şansının artacağı düşüncesindeyim. umarım bu akşam böyle bir şey olmayacak ve rijkard’ın aslanları, kendi taraftarı önünde; ali sami yen’de estonya şampiyonunu dağıtıp ikinci maça kalmadan turu burada alacaktır. haydi bastır galatasaray!


sıra belkide en dengeli eşleşmelerden birine geldi. trabzonspor – toulouse maçı bu akşam oynanacak karşılaşmalar içinde sonucunu kestiremediğimiz maçların başında geliyor. fransız takımı liginin yükselen değerleri arasında kendine yer buluyor. son yıllarda tırmanmaya başladığı üst sıralarda geçen sezon avrupa kupası bileti almaya hak kazandı. sion gibi takım oyununu önde tutan bir takım olsalar da kesinlikle sion’dan daha güçlüler. fiziksel açıdan oldukça dirayetli bir görüntü çizen fransız ekibinin en büyük silahı kuşkusuz golcüleri gignac . şu zamana kadarki toulouse, maçın sonucuna bakmazsızın saldıran, golü isteyen bir takım görüntüsünde. trabzonspor’un olası bir gol yememek için geride beleme taktiği ters tepebilir. fransızlar akıllı futbol oynuyorlar. maçın avni aker’de olmasıda trabzonspor açısından beni düşündürüyor. trabzon’da alınan istenmeyen sonuçlar taraftarın sabrını son haddine getirmiş olabilir ki bunun bu maç patlak vermesi takımın maçtan kopasına neden olabilir. hugo broos’un trabzonspor’unun bu akşam avantajı yakalamasını umuyorum. yalnız şu da var ki,bu tur ilk maçtan bitecek gibi gözükmüyor. İkinci maçta gayet önemli.

ve yiğidolar, bu akşamki en zor maça çıkacaklar temsilcilerimiz içinde. lucesku’nun shaktar’ını konuk ediyorlar. sivasspor deplasmanına ilk kez gelecek olan rumen çalıştırıcının takımını pekte anlatmaya gerek yok. son uefa kupası’nın sahibi olan ukrayna temsilcisi şampiyonlar ligi’ne ön eleme turundaki timoşarek eşleşmesiyle veda etti. timoşarek takımı, sivasspor’a denk belkide daha aşağı bir takım ama shaktar’ı elemek için timoşarek’in yaptığından daha fazla çaba gerektiriyor. son yıllarda sürekli avrupa sahnesinde kendisine yer bulan shaktar için bu eleme turu son şans. kadrosunda kaliteli oyuncuları barındıran turuncu siyahlıların daha önce kendisinden güçsüz bir rakibe karşı kaybetmeleri de bu turda oldukça dikkatli olacakları anlamına geliyor. nitekim sivasspor, lige ve avrupa’ya hazır bir görüntü çizmiyor. ama burada öyle yada böyle kazanılan anderlecht maçındaki gibi erken gollere kavuşursa bir ihtimal olumlu bir sonuç alabilirler. dileğim yiğidolar’ın rakibini şaşkına çevirip ikinci maç için umutla ukrayna’ya gitmesi.


trabzonspor- toulouse 19.45 futbol smart

sivasspor – shaktar donetsk 21.00 show tv

fc sion – fenerbahçe 21.30 euro futbol

galatasaray – levadia 21.45 futbol smart

19 Ağustos 2009 Çarşamba

şampiyonşip menajer(resmi türkçe oyun geliyor)


championship manager namı değer 'cm', türkçe olarak karşınıza çıkacak. 'istediğin kadar öde' modeliyle satışa sunulacak oyununun deneme sürümü çıktı, içinde birde yarışma bulunan ve ödül olarak 'avrupa futbol turu' sözü veren yapımcılar oyunun 11 eylülde piyasaya çıkacağını belirtiyorlar. football manager'in rakibinin ayrıntıları için buraya tıkla.

forma reklamı derken

rastlantısal oldu meksika ligi takımlarından santos laguna'nın formasını görmem. bir transfer haberi fotoğrafında oldukça göze çarpar bir hali vardı. reklam doluydu her yeri. biraz daha abartsalar bisikletçilerin reklam kaynayan formalarına dönecek. ligimizdeki takımların sırt reklamlarına bile katlanamazken adamlar arkalı önlü sağlı sollu döşemişler reklamı. ibretlik tek kelimeyle. adam hangi birine itiraz etsin. halimize şükür. yarın bir gün 'türkiye meksikalaşıyor mu?' muhabbeti patlak verir falan, kurtaramayız kendimizi.
bu rengarenk dünyanın içinde celtic'in taraftarlarına yaptığı jest daha bir anlam kazanıyor. taraftarlar için önünde reklam olmayan formaları piyasaya çıkarmışlar. yani isteyen taraftar aynı formanın reklamlısını ya da reklamsızını alabiliyor. süper ligi geçerek meksika'ya oradan da iskoçya'ya uzanıyoruz.



18 Ağustos 2009 Salı

marcelinho



trabzonspor'a büyük umutlarla gelen ama istenileni veremediği düşünüldüğünden geldiği sezonun ortasında wolfsburg'a satılan hatta ve hatta hiç bir vukuata karışmadığı için yönetim tarafından plaket verilen marcelinho, 100. yılını kutlayan coritiba'ya transfer olmuş; yeni öğrendim.

sercan yıldırım



eskişehirspor maçında 2-0 geriden gelen bursaspor'un 2. golünü attıktan sonra sercan...

be(le)şiktaş'ım oley!

beleştepenin 'beleş' kısmını başlıkta öyle yada böyle yer ettim, mutluyum bir kelime oyununu daha gerçekleştirdiğim için. beşiktaş, antalyaspor'u ikinci yarıdaki etkili oyunuyla 2-0 mağlup etmesini bildi. antalyaspor bu sezon küme düşmemeye oynayacak gibi duruyor açıkçası. tello 2. yarıda oldukça etikiliydi ve harika bir serbest vuruş golüyle süsledi bu oyununu. süperdi, süper! ilk yarı zevksizdi ama ikinci yarı hücum hattında yapılan değişiklikler beşiktaş'ı rahatlattı ve sonuca gitmesini bildiler. mehmet özdilek, takımının 70. dkya kadarki oyunundan oldukça memnun olduğunu belirtti, umarız zaman hoca'yı haklı çıkartır. inönü'nün üstünden geçen yolun kenarında birikti taraftar, maç seyircisiz olunca. hoş görünütlerdi ama bir resmini bulamadım, bulunca en sona eklemiş olurum. inönü'ye giremeyince seslerini pankartlarla duyurmaya çalıştılar, bazı pankartlarda 17 ağustos 1999 depreminin unutmadıklarını gösterdiler. maç öncesinde 1 dk.lık saygı duruşu yapıldı depremzedeler anısına:
aman ha nihat'a bakayım demeyin, telef olursunuz!

kralın gücü adına!

xabi alonso...

17 Ağustos 2009 Pazartesi

kayserispor - gaziantepspor

yerli river plate gibi görünen bir formayla kadir has stadı'na çıkan gaziantepspor, kayserispor ile 1-1 berabere kaldı. 21. dk da aydın'ın golüyle öne geçen kayserispor, 81. dk. da beto'nun golüne engel olamayınca maç kayserispor'un geleneksel sonucu olarak berabere bitti. fotoğraflardan da anlayacağınız üzere sahada kıran kırana bir mücadele vardı fakat gelin görünki kayserispor yine 1 puan'ın sahibi oldu. artık bu zincirin kırılması gerekiyor. iyi ya da kötü, bu ne böyle kısmeti bağlanmış kızlar gibi. kızmayın anadolu aslanları, artık dikkat çekmekten öte bir durum oldu bu beraberlikler. iddia oynarken heyecanlanmıyor artık insanlar kayserispor maçlarında. oyunun belli bölümlerinde maçı söküp alacak pozisyonları da yakalıyorkar ama nafile. şimdi kayseri tek başına berabere kalmadı antep'te vardı sahada demeyin. söz konusu kayserispor ise rakip teferruattır. makukala ilaç olur belki gol sıkıntısına, neticede yenilmemek önemli fakat yenmeyi unuttu takım. haftaya galatasaray deplasmanında bakalım neler olacak? zor maç, ya gelir ya gider gibime geliyor bu sefer.

bolt havayolları!


usain bolt, 9.58 ile dünya rekoru kırdı. önceki rekorda kendisine aitti. söyleyecek söz bulamıyorum. ne yapıyorsun sen bolt, 9.58 nedir? futbol blogumdaki ilk konuk olan bolt'u rekoruyla başbaşa bırakıyorum. yani yapacak bir şey yok, eleman koşuyorda koşuyor!

rambooo rambooo!!!!

fenerbahçe'nin gecesi futbola rağmen golsüz gidiyordu, olaya daum değil rambo müdahele etti; alkışlarla tezahüratlarla yapıştı emre'nin bacağına. kızdım en başta ama rambo'nun yüzündeki huzuru görünce tebessüm etmekten alamadım kendimi. görevini yerine getirmiş bir futbolcu gibi alkışlarla ama tam 5 kişinin ellerinde terketti sahayı. sanırım bu sezon bir daha rambo'yu saraçoğlu'nda göremeyeceğiz.

yahu 8-10 maçlık sasu efsanesi dedim geçtiğimiz günlerde; kornerden gol atan ilk futbolcu olan sasu'ya nazire yaparcasına son korner golüde emre belözoğlu'ndan geldi. ilginçti, hem de çok.



futbol adına fenerbahçe'nin attığı 3. golüde vermezsem olmaz. dos santos, hani sildi süpürdü yani. çalım çalım çalım harika bir vuruş.

16 Ağustos 2009 Pazar

pepe reina

6 gollü deplasman zaferi


yahu bu maçı da belirtmeden geçemem. 'topçular' deplasmanda döşemiş 6'yı parsel parsel everton kalesine, nasıl bahsetmeyeyim. ligin ilk maçında goodison park'ta arsenal fırtınası esti ve everton bu fırtınaya kapılmaktan kendini alamadı.


zaten her şey insafsız bir golle başladı, denilson ne yaptın öyle! uzaktan gollere her zaman bayılmışımdır. bu da en nadide örneklerinden biri oldu. dakika 26.

ikinci gol bir duran top organizasyonu olsada, ben o kadar havadan giden bir orta görmedim. orta çok fena bombeliydi. ama o şekilde gitmesi everton savunmasını afallattı ve uzak direkte vermaelen işi bitiren kafayı attı.dakika 37

3. goldede bir duran top ve yine bomboş kalmış bir arsenalli. daha 4 dakika önce sağ taraftan açılan ortayla 2. golü yiyen everton bu sefer soldan açılan ortayla 10 numaralı savunmacı gallas'a teslim oldu. maç boyunca duran toplarda hatalar yapan everton'a 2. ceza kesildiğinde dakikalar 41'i gösteriyordu.
2. yarı başladığında işlerin düzelmesini umut eden everton'lı taraftarları fabregas karşıladı. 48'de kanattan aldığı pası sol ayağının içiyle gayet iyi değerlendiren ispanyol yıldız bu işin burda bitmeyeceğinin habercisiydi.


4. golden sonraki 21 dakika boyunca everton bir fırsat bulsamda golü atsam diye beklerken arsenal'in sabrı taştı ve 20 dakikalık akınlarının meyvesini 69'da 4. golün sahibi cesc fabregas'la aldı. bomboş everton orta sahasını topla yaptığı deparla geçen ve ceza sahası önünde cezayı kesen fabregas'la durum 5-0 oldu.


6. gol için bir 20 dk daha beklemek gerekiyordu.genç arsenal'in genç oyuncusu eduardo takımı adına işi bitiren eleman oldu. arsenal 6-0 'ı yakaladığında dakikalar 89'u gösteriyordu.




59'da oyuna girmiş ve 30 dk.dır bu eziyetin sahada parçası olan 'saha'(kelime oyunu yapmadım, dikkat) 90+1 de sezona merhaba diyen everton'ın tek sayısını attı.


özetle arsenal golü attıkça boşalan everton orta sahasında fink attı tabiri caizzse ve fırsatları gole çevirerek tarihi bir başlangıç yapmış oldu premier league'e.